Cuma, Temmuz 28, 2017

Yazın Ayak Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

ayak bakımı

Kışın en büyük derdimiz ellerimizken yazın en büyük derdimiz bence ayaklarımız..
Peki bu sıcaklarda ayak bakımını nasıl yapacağız?
Yazın gelmesiyle bazen cildimizi nemlendirmeyi sıcaklar yüzünden aksatabiliyoruz. Ama ne olursa olsun vücudumuzun neme ihtiyacı var.
Yazın sıcaklarından bunalmışken bazen değil çoğu zaman terlik giymeyi bırakıyoruz ve terlik giymediğimiz zamanlarda ise çoğunluklara annemizin dediği gibi taşlara basmaktan ayaklarımızın altı çatlayabiliyor.
Ve gece yatarken de çarşafa bile değse ayağımızın çatladığını hissedebiliyoruz.
Peki ayak bakımını yazın bu sıcaklarda nasıl yapmalıyız? Nasıl yapabiliriz? Ne kullanmalıyız?

Kesin ve net bilgi olarak söylemeliyim ki bu sıcaklarda eğer çatlak olmayan tertemiz bir ayak istiyorsak bir gece pamuklu çorapla yatmayı göze almayız.:)
Başka türlü bir uygulamayla düzelmeyeceğini belirtmeliyim.
Bakalım en çabuk ayağımızdaki çatlaklarını ne tür yağlar ve kremler onarıyor?

Malzemeler;

  • Kakao Yağı
  • Hindistan cevizi yağı
  • Ozon yağı
  • Nane yağı
  • Vazelin
Hepsini aynı ölçüde bir kaba koyup iyice karıştırın. Vazelini eğer eritirseniz daha da faydası olacaktır.
Ayaklarınızı sıcak suda bekletin ve topuk taşıyla iyice çatlaklardan arındırın. Daha sonra ayaklarınız daha yumuşakken bu kremden bolca sürün ve gece boyunca pamuklu çorapları ayaklarınızdan çıkartmayın. 

Eğer ki bu malzemeleriniz yoksa, ki her zaman bu tür malzemeler elimizin altında olmuyor. Söyle bir yolda deneyebilirsiniz. Evinizde bulunan herhangi bir yağ hindistan cevizi, kakao yağı hiçbiri yoksa zeytinyağını bir pamuk yardımıyla ayaklarınıza iyice yedirin ve el kremi olarak bal mumlu içeren el kremleri oluyor, daha yoğun bir el kremidir. Zeytinyağını sürdükten sonra bu kremi de uygularsanız gene ayaklarınız yumuşacık olacaktır. 

Kışın ellerden, yazın ayaklardan kadınların işi çookk zor...

Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Temmuz 25, 2017

Izgarada Pişen Bol Sağlıklı Ekmek Dilimleri

ızgara da pişen ekmek dilimleri

''Bu yazı bolkahveli için NESLİCE TARİFLER tarafından hazırlanmış konuk yazar yazısıdır''

Izgara da pişmiş altı yumuşacık, üstü çıtır, peynirli ve bol baharatlı ekmek dilimlerini bir çok defa yapmışımdır ve her defasında aynı lezzeti almışımdır. Tabii ki malzemeleri damak zevkinize göre çeşitlendirmek sizin elinizde..

hangi öğün de yerseniz yiyin tadı damağınızda kalacak bu baharatlı peynirli ekmek dilimleri hem pratik hemde çok lezzetli..

Malzemeler;

  • 10 dilim ekmek (ben tam tahıllı ekmek kullandım)
  • 2 yumurta
  • yarım kalıp beyaz peynir (çatallı ezilmiş)
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri (birazını üzerine ayırın)
  • 3 yemek kaşığı yoğurt 
  • Yarım demet dereotu (ya da maydanoz)
  •  1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı çörek otu
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı sumak

ızgara da pişen bol sağlıklı ekmek dilimleri

Yapılışı;

Genişçe bir kapta yumurtaları çırpın.
İçine beyaz peyniri ve rendelenmiş kaşar peynirini ekleyin.
Yoğurdu, tereyağını, dereotunu ve baharatları ekleyip karıştırın.
Karışımı dilimlenmiş ekmek dilimlerine sürüp, üzerine kaşar peyniri serpin.
Ekmek dilimlerini üstü kızarana kadar ızgara da birkaç dakika pişip sıcak sıcak servis yapın.
(fırında da pişirebilirsiniz ama ızgaranız varsa ızgarayı tercih edin.)
Afiyet olsun!

''Bu yazı bolkahveli için NESLİCE TARİFLER tarafından hazırlanmış konuk yazar yazısıdır.''

Sizde konuk yazar olmak istiyorsanız benimle mail yoluyla iletişime geçebilirsiniz:).

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Temmuz 19, 2017

Farkında Mısın?

şükür

Bizler ne kadar farkındayız?
Hiç söyle bir çevrenize bakıyor musunuz?
Durup bir şükrediyor musunuz?

Bu sosyal medya beni gerçekten de beni çok farklı bir insan yapma yolunda ilerletiyor. (maalesef)
Bir post okuyorum diyor ki; bugün denize gidemedim, evden çıkamadım, o kadar sıkıldım ki.(misal)
Başka bir post okuyorum diyor ki; çok şükür bugün evladım için kalp bulundu.
Biz etrafımızda olan olayların farkında mıyız?
O zaman neden şükretmek için bu kadar sebep varken, mıy mıylanmak daha ağır basıyor?
Hepimizin yaşamı ayrı, hepimizin sınavı ayrı, hepimizin derdi tasası ayrı ama durup şöyle bir etrafınıza bakın. Ufacıcık şeyleri sorun etmektense farkına varın! Kimseyi kendinizle kıyaslayın demiyorum ama insanlar nelere şükrederken biz nelere isyan ediyoruz?
Farkına varın, hayatın, Allah'ın bize sunduğu nimetlerin ve sonra kendinizi unutup şöyle bir etrafınıza bakın ve sonra yine şükredin!

Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Temmuz 18, 2017

Birbirinden Güzel Mutfak Sırları

bayanlar için mutfak sırları

''Bu yazı bolkahveli için ANNESİNİN PRENSESİ tarafından hazırlanmıştır.''

Evde bayanların en sevdiği alanlar genel de mutfaktır. Biraz manevi birazda zaruri ihtiyaçtan da olsa vaktimizin çoğunu yemek yaparak, bulaşık yıkayarak yada yerleştirerek geçiririz.
Sevsek de sevmesek de geçireceğimiz bu zamanları daha verimli hale getirmek bizlerin sayesinde mümkün olabilir. Özellikle tasarrufunda şart olduğu bir dönemdeysek...

Cebinizi de gönlünüzü de zenginleştirecek mutfak sırlarım;
  • ''Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz.'' Hadis-i Şerifine uymak,
  • Malzemeleri idareli kullanmak, ( bol bulup fazla fazla koymayın. Yeteri kadar ilave edin ki yemeğiniz lezzetli olsun.)
  • Her işin başında besmele çekmek, ( canım annem hep böyle yapar. Örneğin; yağı litrelik şişelere doldururken besmele çeker, dualar okur. Bunun bereketi arttıracağına inanıyorum.)
  • Yiyeceklerin bozulmaması için günlük kontrol edin ve gereğinden fazlasını almayın. ( Bizim evde bu iş sevgili eşime kalmış durumda:) )
  • Evliyseniz eşinizin sevdiği yemekleri öğrenin ve yapmaya çalışın. ( Sevdiği yemekleri görünce ona ne kadar değer verdiğinizi anlayacak. Mesela benim eşim sütlü bezelyeyi, bakla ve bamya kızartmasını, bulgurlu böreği çok seviyor. Daha önce hiç bilmediğim halde eşim sevdiğim için yapmaya çalışıyorum:) )
  • Evinizde ki yiyecek az kaldığında alışverişi yapan kimse ona haber verin ki alana kadar malzeme elinizin altında bulunsun. Ben bu şekilde yaptığım için kolay kolay sıkışmıyorum.
  • Yemeklere muhakkak bir tutam şeker atın. Şeker tuzla karıştığında daha lezzetli bir yemek ortaya çıkar. 
  • Yemek yaparken mümkün oldukça püf noktalarını öğrenmeye çalışın.
  • Haftada bir gün kendinize ziyafet verin. Eminim ailenizde bundan hoşlanacaktır.
  • Fırını gereğinden fazla çalıştırmayın. (10 dk. ısınıyorsa siz yarım saat önceden açmayın.)
  • Elinizde hangi malzemeler varsa onlarla yemek yapmaya çalışın. İnatla şunu is-ti-yo-rum demeyin.
  • Elinizde fazla kalan yiyecekleri başka şekillerde değerlendirmeye çalışın. (Mesela ekmek bayatladıysa onları ufalayıp ekmekten tabanı olan pizza yapıyorum. Yada kurabiye kaldıysa rondodan geçirip muhallebi kuplarına yada kakaolu toplara koyuyorum. Peynirim fazlaysa ve bozulacak gibiyse hemen onunla tekli yufkadan gözleme yapıyorum. Nohut yemeğim çok kalmışsa bol suyla yıkayıp süzgeçten geçirdiğim zaman pilav üstüne yada yoğurtlu nohutlu çorbaya koyuyorum.)
  • Bulaşık makinasına kaşıkları çatalları vs. yerleştirirken gruplandırıp koyun ki toplaması kolay olsun.
  • Poğaçayı yada kurabiyeyi fazla yapıp buzluğa atın ki acil misafiriniz geldiğiniz de elinizin altında yiyecek birşeyler olsun.
  • Eti ve tavuğu haşladığınızda suyunu hazır paketlere doldurup dondurucuya koyun. Yemeklere lezzet katacak bulyonunuz olsun.
  • Yiyeceklerin üzerini her zaman kapatın. Hiçbirşey düşmezse bile havadaki tozları kapar.
  • Halıda oluşan lekelere acil müdahele edin ki iyice içine işlemesin. Ve bence aspirin marka en iyileri.
  • Son olarak misafirlerinize bol bol yedirin, içirin. İnanın bereketiyle geliyor. Saklayıp gizlemeyin.
Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Umarım yazımı severek ve beğenerek okumuşsunuzdur. Bloğumu merak eder ve uğramak isterseniz her zaman beklerim. Ben misafir severim. :)

Bu yazı bolkahveli için ANNESİNİN PRENSESİ tarafından hazırlanmış konuk yazar yazısıdır.

Sizde konuk yazar olmak istiyorsanız benimle mail yolundan iletişime geçmeniz yeterli.


Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Temmuz 14, 2017

Konuk Yazarım Olmak İster Misin?

konuk yazar

Uzun bir süredir konuk yazarları blogumda ağırlamak istiyordum.
Fakat ne yazılmalı, kimler yazar, acaba olur mu diye düşünürken bugün sizlere sunmaya karar verdim.
Bol Kahveli'de konuk yazar olmaya ne dersiniz?
Bizlerle paylaşabileceğiniz neler var?
Hangi konularda blogumda yazmak istersiniz?
Pratik bilgileriniz mi var, yoksa şahane yemek tarifleriniz mi, yada hayat hakkında öneriler olan?
Hangi konuda yazmak isterseniz, sadece benimle iletişime geçmeniz yeterli.

İsterseniz iletişim formundan isterseniz bana mail atarak veya yorum kutusundan yorum yaparak blogumda konuk yazar olabilirsiniz.
Herkesi dört gözle bekliyorum.:)

Mail adresim; boolkahveli@gmail.com

Devamı
PAYLAŞ:

Süleymaniye'nin Mücevherli Minaresi

süleymaniye camii

Mimar Sinan'ın yaptığı camiilere çok farklı bir hayranlığım var.
O devirlerde bu camiiler yapılırken insanlar Mimar Sinan'a uzaylı bile demişler.
Ve evet bana göre haklılar çünkü 2017 senesinde olmamıza rağmen böyle sanat eserlerini artık pek göremiyoruz. Daha çok apartmanlarda ve rezidanslarda mimarlık eserlerine bakabiliyoruz.
Ama Mimar Sinan'ın en beğendiğim, en bayılarak baktığım ve bir gün saatlerimi bu camii de geçirmek istediğim yer Süleymaniye Camiisi.

Mimar Sinan yaptığı bu güzel yapıta kalfalık eseri olarak nitelendirmiştir.
Aslında bu camiinin anlatılacak öyle çok özelliği var ki anlatmakla yazmakla bitiremeyiz.
Bu camii de beni kendine hayran bırakan tek şey mücevherli minaresi.

Böyle bir camiinin yapılması tabii ki asırlar sürüyor ve dilden dile, Osmanlı da paranın bittiği ve o yüzden camiinin yapımına devam edilemediği konuşuluyor.
İranlı Şahı Tahmasb İran'dan kervanlarla sandıklar dolusu mücevheri Sultan Süleyman'a gönderir. Ve kötü bir niyetle de bir mektup yazar ve camii de gönderdiği mücevheri kullanabileceğini dile getirir. Sultan Süleyman ne kadar sinirlense de camiiye bağışta bulunduğu için mücevherleri kabul etmek zorunda kalır.

Sultan Süleyman Mimar Sinan'ı yanına çağırır ve İran Şahının gönderdiği hazineyi un ufak edip camiinin harcına karıştırmasını söyler ve bu şekilde kullanılmasını ister.
O sırada Süleymaniye Camiinin minareleri dikiliyor ve mücevherli harç bir minarenin yapımında kullanılıyor. 
Ve Evliya Çelebi diyor ki; Ne zaman güneş açsa mücevherli minare pırıl pırıl parlar....

Eğer yolunuz Süleymaniye Camiisine düşerse minarelere bir göz atın..
Bir gün mücevherli minareyi görme dileğiyle...



Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Temmuz 10, 2017

Denizin Güzellikleri Evimize Yansıyor!

marin teması

Denizin huzuru artık evlerimize yansıyor.
2017 yaz dekorasyonunda her mağazada bu tarz dekorları görebilirsiniz.
Öyle ki hem insana huzur veriyor, hemde renkleri, görselleri ve deniz temasında olabilecek en güzel ve en şık fikirleri her mağazada bulabilirsiniz.
Marin teması adı altında balıklar, deniz fenerleri, deniz kabukları ve daha bir çok denizi anlatan dekorlar evimizde bizlere huzur vermek için satışa sunulmuş.
Bakalım 2017 marin temasında dekorasyon fikirleri nelermiş;

Evimizin balkonuna asacağımız hem çok şık hemde çok samimi bir dekor.
marin teması

Deniz kenarından toplayabileceğimiz deniz kabuklarıyla evdeki mumları canlandırabilirsiniz.
marin teması

Evde kullanmadığımız kavanozlarla sizlerde marin temalı dekorlar elde edebilirsiniz. 
Hem bir uğraş hemde bir el emeği.
marin teması

Eski ama sağlam tahta kasaları boyayıp kirli sepeti yapabilirsiniz.
marin teması

marin teması

marin teması

marin teması

Eğer evinizde balığa ve denize düşkün bireyler varsa, bu objeler, bu dekorlar evdekileri çok fazla sevindirecektir.
Evimize huzur, yeni soluklar getirecek bu tema bence şimdiye kadar olan en iyi en güzel dekorasyon fikirlerinden olabilir.

Mutlu bir hafta olsun...


resim kaynak; pinterest

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Temmuz 05, 2017

Çaydanlığın İçi Sararmışsa Bu Yöntemi Deneyin!

çaydanlık
Çay vazgeçilmez tek içeceğimiz.
Yaz-kış, sıcak-soğuk hiç fark etmez demli ve tavşan kanı çayı içmek için hiçbirşey engel değil.
Ama çaydanlığın sararmasını nasıl engelleyeceğiz?
Fakat biz bayanlar biliriz ki, çaydanlığın içerisinde sararmalar hiçbir zaman kolay kolay geçmez.
İçerisine envaii çeşit kimyasal da kullansak o sararmanın önüne geçemeyiz.
Çayın içerisindeki renklendiriciden olsa gerek ovsanızda, kaynar sular da dökseniz bir çaresini bulamazsınız.
Ama artık çok basit bir yöntemle hiç ovalamanıza gerek kalmadan çaydanlığın içerisindeki sararmaya dur diyeceğiz.
Öyle basit bir yöntem ki çok şaşıracaksınız.

Yarım çay bardağı çamaşır deterjanını (toz) çaydanlığın içerisinde dökün ve üzerine kaynar su ilave edin. Daha sonra kapağını kapatıp bir iki dakika suyu içerisinde çevirin. Çaydanlığı elinizde yuvarlak daire şeklinde çevirin ve suyu dökün. Döktüğünüz suyun sapsarı olduğunu göreceksiniz. 
Hiç ovmanıza gerek kalmadan sararmış çaydanlığın içinin bembeyaz olduğunu göreceksiniz. Daha sonra tekrar içerisine kaynamış su dökün ve biraz kaynatın. Çamaşır deterjanının kokusu ve içerisinde kalmışsa parçacıkları gitsin diye. Hepsi bu kadar.

 Çamaşır deterjanı dediğim, çamaşır makinesine koyduğumuz ariel tarzı toz deterjanlardır. 
Hepsi bu kadar yarım bardak toz deterjan ve biraz kaynar su. 
Bir pratik bilgi daha o zaman;
Eğer ki çaydanlığın altı suyu kaynattığımız yerde kireç olmuşsa;
Kaynayan suyun içerisine bir iki tane limon tuzu atın ve kaynatmaya devam edin.
Bir an bütün kireçlerin gittiğini göreceksiniz.
Hepsi bu kadar gene ovalamaya gerek kalmadan çaydanlığın altını temizlemiş olduk.

Şimdiden kolay gelsin.
Umarım işinize yarar bilgiler olmuştur.
Mutlu günleriniz olsun...
Sevdiklerinizle...


Devamı
PAYLAŞ: